Sirkümferensiyal Labral Yırtıklar: İnstabilite Öyküsü ve Artroskopik Tamir Sonuçları

Sirkümferensiyal Labral Yırtıklar: İnstabilite Öyküsü ve Artroskopik Tamir Sonuçları

Orthopaedic Journal of Sports Medicine Mart 2026 DOI: 10.1177/23259671261418674

Yazarlar

Ibrahim Kaya ORCID Ethem Burak Oklaz ORCID Semih Yas Furkan Aral Tayfun Ozel ORCID Oguzhan Ak Asim Ahmadov ORCID Ulunay Kanatli ORCID

Özet

Arka Plan: Sirkümferensiyal labral yırtıklar, labrumun glenoid rimden tamamen ayrılması ile karakterizedir. Çalışmalar artroskopik tamir sonrası hasta bazlı sonuç ölçütlerinde (PROM) anlamlı iyileşmeler bildirmiş olsa da hastaların bu sonuçların anlamlılığına ilişkin değerlendirmeleri bilinmemektedir. Ayrıca sirkümferensiyal yırtıkların tek bir instabilite olayından sonra oluşup oluşamayacağı tartışılmaya devam etmektedir.

Amaç: Sirkümferensiyal yırtığı olan hastalarda preoperatif instabilite olay sayısını araştırmak ve artroskopik tamir sonrası klinik sonuçları minimal klinik önemli fark (MCID), önemli klinik fayda (SCB) ve hasta kabul edilebilir semptom durumu (PASS) parametrelerine göre değerlendirmektir.

Çalışma Tasarımı: Olgu serisi; Kanıt düzeyi, 4.

Yöntemler: Bu çalışma, Şubat 2015 – Temmuz 2023 tarihleri arasında omuz instabilitesi nedeniyle omuz artroskopisi yapılan ardışık hasta serisinin retrospektif incelemesidir. Artroskopik sütür ankor ile tamir edilen primer sirkümferensiyal yırtığı olan, glenoid kemik defekti <%13,5 ve minimum 24 aylık takip süresi bulunan hastalar dahil edilmiştir. Hasta demografik özellikleri, klinik karakteristikleri ve Amerikan Omuz ve Dirsek Cerrahları (ASES), Batı Ontario Omuz İnstabilite İndeksi (WOSI) ve vizüel analog skala (VAS) skorları dahil PROM'lar analiz edilmiştir.

Bulgular: Omuz instabilitesi için artroskopik girişim yapılan 1147 hastanın %3,6’sında (n=41) sirkümferensiyal yırtık tespit edilmiştir. Bunlardan dahil edilme kriterlerini karşılayan 31 hasta (ortalama yaş 29,5±9,3 yıl; %90 erkek; ortalama instabilite olayı 5,5±6,9; ortalama takip süresi 60,4±30,1 ay) analiz edilmiştir. Hastaların %39’unda (n=12) tek bir instabilite olayı mevcuttu; bunların 6’sı temas sporları, 4’ü baş üstü veya fırlatma sporları yapıyordu ve 9’u yarışma düzeyindeydi. MCID, PASS ve SCB eşiklerine ulaşan hasta oranları: ASES (%100, %80,6, %80,6), WOSI toplam (%100, %90,3, %80,6) ve VAS (%90,3, %87,1, %80,6) şeklindeydi.

Sonuç: Sirkümferensiyal labral yırtıklar nadir görülmektedir. Üçte biri tek bir instabilite olayından sonra bile oluşabilir ve bu nedenle önceki instabilite olay sayısından bağımsız olarak klinik değerlendirmede göz önünde bulundurulmalıdır. Artroskopik sütür ankor ile tamir edilen hastaların çoğu, yaklaşık 5 yıllık ortalama takipte klinik olarak anlamlı başarılı sonuçlara ulaşmıştır.

Circumferential Labral Tears: Instability History and Outcomes of Arthroscopic Repair

Orthopaedic Journal of Sports Medicine March 2026 DOI: 10.1177/23259671261418674

Authors

Ibrahim Kaya ORCID Ethem Burak Oklaz ORCID Semih Yas Furkan Aral Tayfun Ozel ORCID Oguzhan Ak Asim Ahmadov ORCID Ulunay Kanatli ORCID

Abstract

Background: Circumferential labral tears are characterized by complete detachment of the labrum from the glenoid rim, and studies have reported significant improvements in patient-reported outcome measures (PROMs) after arthroscopic repair. However, patients’ perspectives on the meaningfulness of these outcomes remain unknown, and debate continues regarding whether circumferential tears can occur after a single instability event.

Purpose: To investigate the number of preoperative instability events in patients with circumferential tears and evaluate their clinical outcomes after arthroscopic repair according to the minimal clinically important difference (MCID), Substantial Clinical Benefit (SCB), and Patient Acceptable Symptom State (PASS) parameters.

Study Design: Case series; Level of evidence, 4.

Methods: This study was a retrospective review of a consecutive series of patients who underwent shoulder arthroscopy for instability between February 2015 and July 2023. Patients with primary circumferential tears repaired using arthroscopic suture anchors, glenoid bone defects <13.5%, and a minimum 24-month follow-up were included. Analysis was conducted of patient demographics, clinical characteristics, and PROMs, including American Shoulder and Elbow Surgeons (ASES), Western Ontario Shoulder Instability Index (WOSI), and visual analog scale (VAS) scores. Patients who achieved the MCID, SCB, and PASS thresholds for these scores were determined.

Results: Circumferential tears were identified in 3.6% (n = 41) of 1147 patients undergoing arthroscopic procedures for shoulder instability. Of these, 31 patients (mean age, 29.5 ± 9.3 years; 90% male; mean instability events, 5.5 ± 6.9; mean follow-up, 60.4 ± 30.1 months) meeting the inclusion criteria were analyzed. Overall, 39% (n = 12) had a single instability event, with 6 participating in contact sports and 4 in overhead or throwing sports, 9 of them at a competitive level. The proportions of patients who achieved MCID, PASS, and SCB thresholds were as follows: ASES (100%, 80.6%, and 80.6%, respectively), WOSI total (100%, 90.3%, and 80.6%, respectively), and VAS (90.3%, 87.1%, and 80.6%, respectively).

Conclusion: Circumferential labral tears are rare. One-third of them may occur even after a single instability event and, therefore, should be considered during clinical evaluation, regardless of the number of prior instability events. Reassuringly, most patients who underwent arthroscopic repair of circumferential tears using suture anchors achieved successful clinically meaningful outcomes at a mean follow-up of approximately 5 years.

© The Author(s) 2026 • Open Access

Facebook
Twitter
LinkedIn

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search